Üstelik yeni sistemde Türkiye'nin tekstilde önemli rakiplerinden Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya için belirli şartlarla vergisiz tarife kontenjanı oluşturulacak olması, Denizlili ihracatçı açısından rekabet dezavantajını büyütme riski taşıyor.
Denizli ekonomisinin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyim, son dönemde üretim maliyetlerindeki yükseliş ve dış pazarlarda fiyat rekabetinin giderek sertleşmesiyle mücadele ediyor. Özellikle emek yoğun üretim yapan işletmeler açısından maliyetleri ihracat fiyatlarına yansıtmak her geçen gün daha güç hale geliyor.
Tam da sektörün rekabet gücünü korumaya çalıştığı bir dönemde ABD'nin aldığı yeni karar, ihracatçının önüne yeni bir maliyet duvarı çıkardı.
Trump'ın 23 Temmuz'da imzaladığı karar kapsamında Section 301 (ABD Ticaret Kanunu'nun 301. Bölümü) çerçevesinde Türkiye'nin de içinde bulunduğu ilgili ülkelere yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi uygulanıyor. ABD'nin resmi kararında, daha farklı uygulamaya tabi tutulan ülkeler dışında kalan soruşturma kapsamındaki ekonomiler için oran yüzde 12,5 olarak belirlendi.
Denizli açısından asıl dikkat çeken noktalardan biri ise rakip ülkelerin durumu.
Bangladeş, Kamboçya, Hindistan, Endonezya ve Malezya'nın da aralarında bulunduğu 17 ülke için oran yüzde 10 olarak belirlendi. Türkiye ise bu grupta bulunmuyor.
Tekstilde fark bununla da sınırlı değil.
ABD yönetimi Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya'ya, ABD menşeli pamuk ve tekstil girdilerinin kullanımına bağlı olarak belirli miktardaki tekstil ve hazır giyim ürününün Section 301 vergisinden muaf şekilde ABD pazarına girebilmesini sağlayacak tarife kontenjanları oluşturulması talimatını verdi. Bu kontenjanların uygulanabilir hale gelmesinin 1 Eylül 2026'yı bulabileceği belirtiliyor; yani bunların 25 Temmuz itibarıyla zaten vergisiz olduğu şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.
Yeni kararın Denizli açısından önemini artıran bir başka unsur ise ABD'nin kentin ihracatındaki ağırlığı.
Verilen ihracat rakamlarına göre Denizli, yılın ilk 6 ayında 2 milyar 448 milyon dolarlık ihracata ulaşırken, tekstil ve konfeksiyon ihracatı haziran ayında yüzde 22 artarak 116 milyon dolar seviyesine çıktı.
Aynı ay Denizli'nin ülke bazındaki ihracatında İngiltere 90 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, ABD 39 milyon dolarla ikinci sırada bulunuyordu.
Dolayısıyla ABD'deki birkaç puanlık rekabet değişimi dahi özellikle ev tekstili, havlu-bornoz, konfeksiyon ve diğer tekstil ürünleri açısından Denizlili firmaların fiyat tutturmasını zorlaştırabilir.
Yeni dönemin en kritik tarafı burada ortaya çıkıyor.
Denizlili üretici bir tarafta kendi üretim maliyetleriyle mücadele ederken, diğer tarafta ABD pazarında yüzde 12,5'lik ilave vergiyle karşılaşacak.
Buna karşılık Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya başlangıçta yüzde 10'luk tarifeye tabi olurken, ABD girdilerinin kullanımına bağlı oluşturulacak kontenjan sistemi devreye girdiğinde belirli tekstil ve hazır giyim ihracatlarını Section 301 vergisi olmadan gerçekleştirebilecek.
Bu durum özellikle fiyat rekabetinin son derece hassas olduğu tekstil sektöründe siparişlerin daha avantajlı ülkelere kayması riskini beraberinde getiriyor.
Kararın Denizli açısından dikkat çekici bir başka boyutu ise Trump'ın kısa süre önce Türkiye'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi sırasında coğrafi işaretli Yanık Kokulu Denizli Yoğurdunu tatması ve beğendiğinin aktarılması oldu.
Bu ziyaretin üzerinden kısa süre geçtikten sonra ABD yönetiminin Denizli'nin lokomotif sektörlerinden tekstili doğrudan etkileyebilecek yeni tarifeyi devreye sokması kentte dikkat çekti.
Denizli'nin tanınmış iş insanlarından Ahmet Gökşin de karara sosyal medya hesabından “Dostumuz Trump... Bir bu eksikti” sözleriyle tepki gösterdi.
Yeni karar tek başına Denizli tekstilindeki sorunların nedeni değil. Ancak mevcut maliyet ve rekabet sorunlarının üzerine gelen yeni bir dış pazar baskısı anlamına geliyor.
ABD'nin yeni tarifeleri 60 ekonomiyi kapsayan daha geniş bir ticaret politikasının parçası. ABD yönetimi uygulamayı zorla çalıştırmayla üretilen malların ithalatının engellenmesine yönelik politikalarla gerekçelendirirken, karar birçok ticaret ortağının tepkisine neden oldu.
Denizli açısından ise soru çok daha somut:
Artan maliyetler nedeniyle zaten fiyat tutturmakta zorlanan tekstilci, ABD'de rakiplerine sağlanan avantajlara karşı müşterisini ve siparişini nasıl koruyacak?