Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
14 Nisan 2026 Salı
Siyaset Haberleri
5 Mart 2026

Başkan Çavuşoğlu, Toplu Taşıma Teknolojisi Ve Çözümleri İçin Almanya’da

Başkan Çavuşoğlu, IT-TRANS Fuarı’nda ulaşımın geleceğini yerinde inceliyor Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, toplu taşımada dijital dönüşümün ele alındığı uluslararası IT-TRANS Fuarı’na katıldı. Almanya’nın Karlsruhe kentinde düzenlenen organizasyon, dünyanın dört bir yanından ulaşım sektörü temsilcilerini, teknoloji geliştiricilerini ve uzmanları bir araya getiriyor. Başkan Çavuşoğlu’na Ulaşım Dairesi Başkanı Cem Bağcı ve teknik heyet de eşlik ediyor. Toplu taşımanın dijital dönüşümüne odaklanan uluslararası fuar ve kongre, 3-5 Mart 2026 tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonelleri ve uzmanlarını bir araya getiriyor. Ulaştırma işletmecileri, belediyeler, bilim ve araştırma kurumları, endüstri ve siyaset dünyasından temsilciler fuarda yeni teknolojileri, yenilikçi uygulamaları ve stratejik yaklaşımları değerlendirme imkanı buluyor. 2008 yılından bu yana toplu taşımada dijitalleşme alanında önemli bir buluşma noktası olan IT-TRANS, 6 binden fazla ziyaretçi, 240 fuar katılımcısı ve 120 kongre konuşmacısının yanı sıra 30’dan fazla ülkeden yaklaşık 500 kongre ziyaretçisini ağırlıyor. Fuarda talebe dayalı ulaşım, otonom ve kırsal mobilite, dijital biletleme sistemleri, veri ve siber güvenlik, akıllı şehirler, sürdürülebilir enerji, araç konseptleri ve yolcu deneyimi gibi başlıklar ele alınıyor. “Hedefimiz daha verimli ve sürdürülebilir ulaşım altyapısı” Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, fuar kapsamında Avrupa’daki iyi uygulama örneklerini inceleyerek toplu taşıma alanındaki yeni teknolojileri ve çözümleri yakından takip ettiklerini belirtti. Başkan Çavuşoğlu, “Şehir içi toplu taşıma hizmetlerimizi daha da geliştirmek, otobüs işletmeciliği süreçlerimizi iyileştirmek ve çevreci, sürdürülebilir ulaşım uygulamalarını yakından takip etmek amacıyla Almanya’da düzenlenen IT-TRANS Fuarı’na katılım sağladık. Avrupa’daki iyi uygulama örneklerini yerinde inceleyerek dijitalleşme, akıllı ulaşım sistemleri ve çevre dostu toplu taşıma çözümleri konusunda yürütülen çalışmaları değerlendirme fırsatı bulduk. Denizli’mizde daha konforlu, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir ulaşım altyapısı oluşturma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

28 Şubat 2026

Bakan Kacır “Türk Milleti Mührünü Gökyüzüne Vurdu”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli'de katıldığı iftar programında Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş ve Devrim otomobilini hatırlatarak, "Türk milleti sadece 10-15 yıl içerisinde Bayraktar, Akıncı, Anka, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Atak, Gökbey, Kaan ve Kızılelma ile mührünü gökyüzüne vurdu" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Denizli İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. 28 Şubat dönemi ve AK Parti'nin kuruluş yıllarında yaşanan zorlu sürece milletin en doğru cevabı verdiğini vurgulayan Bakan Kacır, "Yarın takvim 28 Şubat olacak. 28 Şubat'ında hafızamızda yeri var. 1997'nin 28 Şubat'ında o günkü ifade edilen tabirle birileri postmodern darbe gerçekleştirerek millet iradesine engel olmaya kalkmışlardı. Kendilerini o kadar güveniyorlardı ki, bu postmodern darbenin bin yıl süreceğini ifade ediyorlardı. O dönemde bugünkü gibi bir özgürlük ortamı yoktu. Bugünkü gibi bir demokrasi iklimi yoktu ama bu milletin cesur evlatları o postmodern darbeyi gerçekleştiren ve bin yıl boyunca millet iradesine vesayet getirmeye çalışanlara çok değil, 5 yıl sonra çok ağır bir cevap verdiler. 2001 yılında Türk milleti AK Parti'nin tabelasını astı. Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında cesur insanlar bir araya geldiler. Muazzam bir millet desteğiyle adeta bir sessiz devrim gerçekleşmiş ve Türkiye'de yeni bir dönem başlamıştı. Bu dönemi Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' diyerek tarif etmişti. İktidarımızın ilk günlerinde Cumhurbaşkanımız, genel başkanımızdı ama meclise girmesine izin verilmemişti. Birkaç ay sonra bu engelde ortadan kalktı ve Cumhurbaşkanımız, Başbakan olarak o dönemde iş başına geçti. Hemen hizmet sevdasına tutulan bu topluluk Türkiye'ye muazzam eserler kazandırmaya başladı. Türkiye'nin dört bir yanında AK Parti'nin imza attığı projeler yükseldi. Duble yollarla, havalimanlarıyla, demir yollarıyla, organize sanayi bölgeleriyle tam bir kalkınma seferberliği başlamıştı" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımız yurt dışından alınacak 100 milyar dolarlık savunma sanayi sistemi planın üzerini çizdi" FETÖ ve dış güçlerin terör örgütü eliyle yaptığı oyunları milletin bozduğunu ifade eden Bakan Kacır, "Bu defa 2007 yılı geldi. Cumhurbaşkanlığı seçim zamanıydı. Dediler ki ‘Biz size Cumhurbaşkanını seçtirmeyeceğiz.' Tam bir hukuk skandalıyla AK Parti'nin milletvekillerinin ve diğer milletvekillerinin mecliste Cumhurbaşkanı seçimi yapmasına engel oldular. Cevap, milletimizden geldi. Bu defa yüzde 47 ile millet yeniden AK Parti'yi bu defa daha güçlü iktidara getirdi. 2008'de AK Parti'yi kapatmaya kalktılar. Daha bir yıl önceki seçimde yüzde 47 oyla tek başına iktidara gelmiş AK Parti'ye kapatma davası açtı ve AK Parti'ye kilit vurmaya kalktılar. Hamdolsun güçleri yetmedi. AK Parti ve Cumhurbaşkanımız yoluna kararlılıkla devam etti. 2011 yılına geldiğimizde bu defa oy oranımız yüzde 50'lere yükseldi. Her seçim bizi biraz daha güçlü kılmaktaydı. Bu defa devreye küresel güçler girmeye başladılar. Türkiye'deki piyonlarıyla önce sokak hareketleri, aslında gezi olaylarıyla AK Parti'yi ve demokrasiyi engellemeye kalktılar. Peşinden FETÖ'nün yargı darbesiyle 17-25 Aralık yargı emniyet darbesiyle milli iradeyi durdurmaya kalktılar. Yine cevap Türk milletinden geldi. 2014 yılında Cumhurbaşkanımız millet tarafından doğrudan seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu. Türkiye'nin başında terör belası sarmaya kalktılar. Terörle mücadelede sözüm ona ittifak içinde olduğumuz ülkeler bizim yanımızda saf durmadı. Mücadele ettiğimiz teröristlerin arkasında durdular. Ücretini ödediğimiz parasını verdiğimiz silahları bize vermediler. Savunma sanayinde bize gizli açık ambargolar koydular. 2014-2015 Türkiye'nin terörle mücadelesinin zirve yaptığı dönemler oldu ama Türkiye buna da hazırlıklıydı. Cumhurbaşkanımız vaktiyle 2004 yılında bir savunma sanayi icra komitesi toplantısında önüne gelen tedarik planının üstünü çizmişti. 100 milyar dolarlık savunma sanayi sisteminin yurt dışından almaya dönük bir planı o dönemde Başbakan olarak üstünü çizmiş ve ‘Biz savunma sanayinde neye ihtiyacımız varsa onu kendi evlatlarımızın alın teriyle, akıl teriyle geliştireceğiz, üreteceğiz' demişti. İşte o irade, 12 yıl sonra sahada neticesini gösterdi. Türkiye kendi geliştirdiği ilk sırada sabah araçlarıyla terörü topraklarından kazıdı, sildi attı. Bu defa 2016'da yine FETÖ eliyle 15 Temmuz darbe girişimine kattılar. Allah'ın izniyle Türk milleti cansiparane bir mücadeleyle tarihte eşine az rastlanır bir güçlü iradeyle Cumhurbaşkanının yanında arkasında sımsıkı durdu ve hepsini püskürttü" diye konuştu. "Türkiye ve Türk milleti geleceğe hazırlanıyor" Bütün zorluklara rağmen Türkiye'ye asırlık eserler kazandırıldığını ancak daha yapılacak çok iş olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, "Nihayetinde Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle beraber hem 2018'de hem 2023'te çok güçlü şekilde Cumhurbaşkanımızı, Türk milleti yeniden seçti. Bütün bunları niye anlattım? Muhakkak sizler bunları biliyorsunuz ama bu birlikteliğin kıymetini bu dayanışmanın sırt sırta, omuz omuza vermenin kıymetini hatırlayalım istedim. Burada değerli büyüklerimiz var. Bugün belki herkes için siyaset yapmak, partiye üye olmak daha mümkün. Daha kolay ama AK Parti'nin kurulduğu dönemler öyle değildi. O dönemlerde bir iş insanının gelip AK Parti'ye üye olması Tayyip Erdoğan'ın yanında olması bugünkü kadar kolay değildi. İşte burada o iradeyi gösteren değerli büyüklerimizle hanımefendilerle, beyefendilerle birlikte olmaktan büyük bir şeref, büyük bir onur duyuyor. Sizleri tebrik ediyorum. Türkiye'yi hamdolsun bugünlere hep birlikte getirdik. Türkiye'ye asırlık eserler, projeler, hizmetler kazandırdık ama daha yapacak çok işimiz var. Şimdi yepyeni bir nesil geliyor. Teknofest kuşağı geliyor, Türk gençliği dolu dizgin geliyor. Türkiye ve Türk milleti, dünyada eşi benzeri olmayan bir dip dalga ve bir toplumsal seferberlikle geleceğe hazırlanıyor. Biz bu bölgenin en önemli üretim gücü haline geldik. Son 23 yılda yapıdan yatırımlar kurulan altyapılar, endüstri bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, otoyollar, kara yolları, tüneller, köprüler, havalimanlarıyla lojistik imkânlarıyla Türkiye çağ atladı" ifadelerini kullandı. "Türk milleti mührünü gökyüzüne vurdu" Nuri Demirağ'ın önderliğinde 1938 yılında yapılan uçakların test uçuşu sırasında düştüğünü ve tüm siparişlerinin iptal edildiğini hatırlatan Bakan Kacır, uçakların ihracatının da yasaklandığını hatırlattı. Benzer şekilde Vecihi Hürkuş'un da uçaklarına ‘Sertifika verecek kurum yok' denilerek uçurulmadığını vurgulayan Bakan Kacır, Devrim otomobiline de benzin konulmayarak yolda bırakıldığını ve ‘Devrim yolda kaldı' şeklinde manşetler atıldığını vurgulayarak, "İşte bizim bütün hikayemiz akamete uğratılmış sanayileşme teşebbüslerinin hikayesi olmuştu. 2000'li yıllarda bir sağlam bir irade geldi Türkiye'nin başına. Kendi evlatlarına güvenen, kendi evlatlarının önünü açan Türk milletinin kendi imkân ve kabiliyetleriyle sanayileşeceğini ve milli teknoloji hamlesini gerçekleştireceğini bütün dünyaya ispat edecek bir irade gelmişti. Nihayetinde ne oldu? Türk milleti sadece 10-15 yıl içerisinde Bayraktar, Akıncı, Anka, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Atak, Gökbey, Kaan ve Kızılelma ile mührünü gökyüzüne vurdu" dedi. "Türk milleti cumhuriyetin ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılına dönüştürecek" "Demek ki oluyor, demek ki bizim başkalarından eksik yanımız yok. Yeter ki öz güvenimizden taviz vermeyelim. Yeter ki kendi evlatlarımızın önünü açalım. Önlerinde ki engelleri kaldıralım" diyen Bakan Kacır, "İşte bu heyecanla bu yola devam edeceğiz. Savunma sanayide daha güçlü olacağız. 2 bin kilometre menzilli füzeler geliştiriyoruz şimdi. Kendi hava sağımızı kendi imkanlarımızla koruyacağımız radar sistemleri, hava savunma sistemleri, sistemler sistemi Çelik Kubbe'yi geliştiriyoruz. Şimdi bütün bu projeleri tamamlayacağız. Sanayinin tüm alanlarında yerli, milli başarı hikayelerini hızlandıracağız. Ve inşallah Türk milleti cumhuriyetin ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılına dönüştürecek. Bu çok kıymetli, sadece bizim için değil, dünyada umudun Anadolu'dan bu topraklardan yükseleceğini bekleyen dünyanın bütün masumları için çok kıymetli. Bu anlayışla dur durak bilmeden, yorulmak bilmeden Allah'ın izniyle bu kardeşliğimizden de asla taviz vermeden ufak tefek pürüzleri asla mesele etmeden sırt sırta vererek omuz omuza vererek Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında arkasında bu yola devam edeceğiz" diye konuştu. AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu da, "Vefa demek unutulmayan demektir. Vefa demek unutmayan demektir. Vefa demek eskimeyen demektir. Bu vefa çerçevesinde eskimeyen tüm dava arkadaşlarımıza tekrar hoş geldiniz diyorum. 2025 yılını AK Parti teşkilatı olarak çok verimli tamamladık. 2025 yılında Denizli'nin her sokağında, her evinde sadece AK Parti vardı. 2026 yılında bu çalışmamızı daha da genişleteceğiz. Ramazan ayında Denizli'mizin 16 bin gönül sofrası hedefi var. Bugün itibariyle Türkiye'de Denizli'miz gönül sofrası ziyaretinde 3'üncü sırada. Denizli teşkilatı olarak 2026 yılında hedeflerimiz var. 2026 yılında 20 bin yeni dava arkadaşımızı aramızı katmak için çalışıyoruz. Yaklaşmakta olan Kadir gecemiz mübarek olsun" dedi.

21 Şubat 2026

Özatıcı’dan Denizli’de Sert Siyasi Mesajlar

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, konuşmasının ilk bölümünde, ‘Gazetecilik Meslek Yasası’na vurgu yaptı.Gazetecilik mesleğinin itibarının korunması gerektiğini ifade eden Özatıcı, bu alanda bir meslek yasasına duyulan ihtiyacı güçlü ifadelerle dile getirdi. Gazeteciliğin sıradan bir uğraş değil, doğrudan kamuoyunu ilgilendiren onurlu bir kamu görevi olduğunu belirten Özatıcı, medyanın yasama, yürütme ve yargının yanında “dördüncü erk” olduğunu hatırlattı. Bu nedenle gazeteciliğin herkesin keyfine göre yapılabilecek bir alan olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi. “İÇİŞLERİ BAKANLIĞI MAKAMI BELİRLİ BİR YAKINLIKLA ANILIR HALE GELDİ” Yeni İçişleri Bakanı atamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özatıcı, yapılan tercihler üzerinden devlet kurumlarının tarafsızlığına gölge düştüğünü savundu.Yeni İçişleri Bakanı atamasına sert eleştiri getiren Özatıcı “Paylaşımlara baktığınızda milli bayram yok, Atatürk yok. Sadece İlim Yayma Vakfı’na dair bir yakınlık görüyorsunuz. Buradan şu sonuç çıkıyor: Türkiye’de İçişleri Bakanlığı müessesesi, Bilal Erdoğan’a yakın olmaktan geçiyor algısı oluşuyor” dedi. “BİR HAFTA ÖNCE CÜBBE, BİR HAFTA SONRA ROZET” Adalet Bakanı’nın görev sürecini eleştiren Özatıcı, yargıdan yürütmeye geçişin siyasi tercihlerle şekillendiğini dile getirdi. Atamanın yargının siyasallaştığını gösteren bir örnek olduğunu ileri süren Özatıcı; “Geçen hafta cübbeniz var, cübbenizde düğme yok; bir hafta sonra artık bakansınız, rozet takıyorsunuz. Beni geçtiğimiz hafta yargılayan savcı, bu hafta siyasi kimlik kazanıyor. Böyle bir sistemde yargının bağımsızlığından söz edilemez” dedi. “CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ TÜM DENGELERİ BOZDU” Mevcut yönetim modelini sert sözlerle eleştiren Özatıcı, sistemin devlet yapısını işlevsiz hale getirdiğini söyledi. Özatıcı, sistem eleştirisini şu ifadelerle dile getirdi; “Bir cumhurbaşkanı düşünün; bir taraftan vali atıyor, bir taraftan parti il başkanı atıyor. Cumhuriyet Başsavcısı’nı bir hafta sonra Adalet Bakanı yapıyor. Bu ne parlamenter demokrasi ne başkanlık sistemi. Bunun dünyada bir örneği yok.” “TERÖRSÜZ TÜRKİYE RAPORU YENİ BİR MİLLET TANIMI GETİRİYOR” İYİ Parti’nin rapora neden imza atmadığını ayrıntılı şekilde anlatan Özatıcı, metnin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerleriyle çeliştiğini savundu. Raporu değerlendiren Özatıcı, “Raporu kelime kelime inceledim. Atatürk’ün ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran halka Türk milleti denir’ tanımından uzaklaşılıyor. Lübnan modeline, Suriye modeline kapı aralayan bir metinle karşı karşıyayız” dedi. “BU BİR KARDEŞLİK PROJESİ DEĞİL, SEÇİM HESABIDIR” İktidarın yürüttüğü sürece dair eleştirilerini sürdüren Özatıcı, hedefin siyasi olduğunu ileri sürerek; “Bu bir kardeşlik projesi falan değil. Tek amaçları, Öcalan üzerinden DEM Parti’yi kontrol edip, bir sonraki seçimde AKP–MHP bloğuna eklemek. Başka hiçbir dertleri yok” iddiasında bulundu. “EKONOMİ BU HALDEYKEN ERKEN SEÇİM YAPAMAZLAR” Ekonomik veriler üzerinden erken seçim ihtimalini değerlendiren Özatıcı, iktidarın sandıktan kaçınacağını savundu. Erken seçim öngörmediğini belirten Özatıcı; “2026 bütçesinde 2,7 trilyon lira faize gidiyor. Emekli maaşı 20 bin, açlık sınırı 31 bin lira. Asgari ücret 28 bin lira. Açlık sınırının altında. Ülkenin yarısı açlık sınırının altında yaşarken bu iktidar erken seçime gitmez” dedi. “BENİM ÖNGÖRÜM 2027’NİN SONU” Seçim takvimine ilişkin kişisel öngörüsünü paylaşan Özatıcı, sürecin bilinçli olarak uzatıldığını söyledi.Seçim günüyle ilgili düşüncelerini aktaran Özatıcı; “Erken seçim yapamazlar, tam zamanında da yapamazlar. Benim şahsi projeksiyonumda gördüğüm, 2027 yılının sonuna doğru bir seçim yapılacağıdır” dedi. “BÜTÜNLEŞİK MUHALEFET STRATEJİSİ ŞART” Muhalefetin izlemesi gereken yol haritasına da değinen Özatıcı, ortak değerler etrafında birlik çağrısı yaparak; “Farklılıklarımız olacak ama Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesine, üniter yapısına sahip çıkan partiler, en doğru stratejiyle milletin teveccühünü alabilir” dedi. Bu yaklaşımın, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu tarafından daha önce “bütünleşik muhalefet” kavramıyla ortaya konulduğunu hatırlattı. “SEÇİM GÜNÜNÜ BEKLEMEDEN SAHADAYIZ” İYİ Parti’nin sahaya bakışını da anlatan Özatıcı, siyaset anlayışlarının seçim odaklı olmadığını vurguladı. Özatıcı; “Seçim satıldığı zaman ortaya çıkan siyasetçi anlayışını reddediyoruz. Milletin siyasetçisini görmek istediği zamanda sahadayız ve bu programlara devam edeceğiz” dedi.

9 Şubat 2026

Denizli’de Mizahın Zirvesi “Komedi Sahnesi”

10 gün boyunca mizah rüzgarı esti Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen “Denizli Komedi Sahnesi” kenti adeta bir kahkaha merkezine dönüştürdü. İlker Ayrık’tan Deniz Göktaş’a kadar mizah dünyasının sevilen isimlerini ağırlayan festival, final gününde binlerce sanatseverin katılımıyla tamamlandı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde perdelerini açan festivalin açılışını, ünlü komedyen İlker Ayrık yaptı. “Gerçekler Acıdır” isimli tek kişilik gösterisiyle sahne alan Ayrık, günlük yaşamın absürtlüklerini kendine has üslubuyla anlatarak izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Festival süresince her akşam farklı bir mizah anlayışı Denizlililerle buluştu. Stand-up dünyasının yükselen yıldızları ve tecrübeli isimleri, performanslarıyla izleyenleri kırdı geçirdi. Kahkaha maratonunda yıldızlar geçidi Görkemli açılışın ardından hafta boyunca sahne alan Yunus Yılmaz, Özgür Turhan ve Ali Congun, kendilerine özgü üsluplarıyla salonları dolduran izleyicilere kahkaha dolu anlar yaşattı. Miray Akovalıgil’in keskin gözlemleri büyük beğeni toplarken, sosyal medyada geniş bir takipçi kitlesine ulaşan isimlerin performansları özellikle gençler tarafından ilgiyle izlendi. Festivalin kapanışı ise mizah dünyasının sevilen isimleri Özge Özel ve Deniz Göktaş’ın sahne aldığı güçlü bir finalle yapıldı. Zekice kurgulanmış espriler ve yüksek tempolu performanslarla 10 gün süren kahkaha şöleni unutulmaz bir şekilde tamamlandı. Haftalar öncesinden tükenen biletler, Denizli’de komedi ve sahne sanatlarına gösterilen yoğun ilgiyi bir kez daha ortaya koydu. “Hizmet yolculuğumuzun temelinde birlikte yürümek var” Final gecesinde konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kültür ve sanatın bir kentin ruhu olduğunu vurgulayarak organizasyonda emeği geçen tüm ekibe teşekkür etti. Başkan Çavuşoğlu, “Bugün festivalimizin son günü ve bu güzel akşamda bizlerle olan herkese minnettarız. Denizli Komedi Sahnesi ile kentimizde hafta boyunca süren bu eşsiz enerji, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha kanıtladı. Siyasetin ve hizmet yolculuğunun temelinde insanımızın gönlünü kazanmak, onlarla aynı duygularda buluşmak yatıyor. Bugün bu salonda sadece gülmüyoruz; aynı zamanda kardeşçe ve bir arada yaşama irademizi de tazeliyoruz. Bu festivalin hayata geçmesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve performansıyla finali taçlandıran Özge Özel ve Deniz Göktaş’a teşekkürlerimi sunuyorum. Denizli’yi her alanda olduğu gibi kültür ve sanatta da öncü bir kent yapma kararlılığımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. <

13 Ocak 2026

Çavuşoğlu, “Vicdanım Sızlıyor”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin; 27 Aralık’ta Kale İlçe Danışma Meclisi Toplantısı sırasında gündeme getirdiği, Acil Durum Hastanesi’ne su bağlanmadığı iddiasıyla başlayan ‘su polemiği’ bugünkü Büyükşehir Belediye Meclisi’nde devam etti. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ile Ak Parti Grup Başkanvekili Feride Kabadayılar arasında geçen atışmaya CHP Grup Başkanvekili Osman Bartal da dahil oldu, bu nedenle meclis gündeminin görüşmeleri başlayamadı. VİDEO İZLETTİ Başkan Çavuşoğlu, seçim öncesinde Denizli Devlet Hastanesi önünden seslendiği videoyu meclis üyelerine izlettirdi. Hastanenin depreme dayanıksız olduğunu anlattığı videodan sonra “Bu konudaki hassasiyetimiz bugüne özel değil” diyerek sözlerine başlayan Çavuşoğlu, Zeybekci’nin iddialarının kendisini üzdüğünü söyledi. Çavuşoğlu; “Bir kamu kurumundan para isteme durumuna düşmek bizim için hezeyan verici bir olay olur. Bunun böyle düşünülmesi bile bizi üzer. Biz eğitimin de sağlığında vatandaşa ücretsiz verilmesini savunuyoruz. Bir kamu kurumundan para istediğimiz iddiasıyla, özellikle de şehrimizde hem belediye başkanlığı hem de bakanlık yapmış birinin bunu dile getirip, birilerinin bunun üzerinden fırtına koparıyor olması gerçekten beni derinden yaralamıştır” ifadelerini kullandı. 2 ABONELİKLERİ VAR Bölgedeki su aboneliklerini ekranda gösteren Çavuşoğlu, “Su olmasa herhalde inşaatı tükürük ile yapılması mümkün değil” diye seslendi. İlk yüklenici firmaya 2021 yılı Temmuz ayında inşaat aboneliği verdiklerini, 2022 yılı Nisan ayında bölgeye ikinci bir şantiye aboneliği verdiklerini kaydeden Çavuşoğlu; “Oldu mu size iki su abonesi. Demek ki neymiş, uzaylılar gelip bu inşaatı yapmamışlar. Yani su var tesiste su var. Sadece formaliteyi yerine getirmek için bir abonelik daha istiyorlar. Yani burada mevcutta çalışan iki tane abonelik var. Demek ki neymiş buradaki cihazları test edecek olsan iki tane abonelik varmış. Hadi ben art niyetliyim, bir hat çekersin bağlarsın. Bunun sonrasında da arkadaşlar Sağlık Müdürlüğü bir yazı yazıyor. Yazının akabinde arkadaşlarımız bakanlığa görüş soruyor. Mevcutta birinin birini yanlış yönlendirmesi var. Ben bunları gördükten sonra Nihat Bey’in özür dileyeceğini düşünüyorum. Biz 12 Kasım’da yazıyoruz, 22 Aralık’ta bakanlıktan görüş geliyor. 23 Aralık’ta suyunu bağlıyoruz. Ne alakası var anlamış değilim. Her halde biri yanlış fısıldadı, yanlış yönlendirdi, suyu bağladıktan 5 gün sonra Kale’de, bazen siyasetçi bunu yapabiliyor, bazen ben önüme 50 kişi oturunca kendimi kaptırıyorum, ne varsa sallıyorum, nasıl olsa alkışlayacak adam var ya… Heralde öyle bir pozisyon oldu. Onun dışında akla izan izah edilebilecek bir tarafı yok. Seviye ile ilgili söylediklerine gerçekten kırıldım” diye konuştu. Çavuşoğlu su bağlandıktan sonra konunun kendileri için kapandığını kaydetti. 450 MİLYON LİRALIK YATIRIM YAPIYORUZ Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu artık kurumsal çalıştıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak o Şehir Hastanesi’nin orada olması nedeniyle 450 milyon liralık yatırımı yapıyoruz. Hem DESKİ yapıyor hem de Fen İşleri yapıyor. Orada yapılacak her şeyi ortak bir işbirliği içinde yapıyoruz. 17 Şubat 2025’ten itibaren kurumlarla birlikte 3 ayda bir toplantı yaptık. 20 gün oldu suyu bağladık. Önümüzdeki meclis sonunda burası bitmiş olur diye düşünüyorum. İddialarıyla beraber ispatlayacak olsalar bugün itibariyle tesisin çalışıyor olması gerekirdi. Üzüldüğümü ve Sayın Zeybekci’nin bu anlamda da gerek yanlış yönlendirmeden kaynaklı olduğunu düşünmek istiyorum, bunu bilemeyecek veya göremeyecek olmadığını düşünüyorum. KABADAYILAR GECİKMEYE DİKKAT ÇEKTİ Ak Parti Grup Başkanvekili Feride Kabadayılar da teknik bir konu olması nedeniyle şantiye suyu ile cihazların test edilemeyeceğini belirterek, başvurular ile suyun bağlanması arasındaki zaman farkına dikkat çekti. Kabadayılar şu ifadeleri kullandı: Bilgilendirmek istiyorum. Sizin bahsettiğiniz abonelikler inşaat aboneliği… Ama iskan sürecinde iskan aboneliği alınır. Şantiye aboneliği zamanında alınmış. Şantiye suyu var şantiye suyundan bahsetmiyorum. İnşaat firması belli bir aşamaya geldi. Belli bir noktaya geldiğinizde oranın teknik altyapısı test edilir, gaz sistemleri test edilir, su sistemleri test edilir. Takdir edersiniz ki; şantiye aboneliğinin suyu ile hastane inşaatındaki su sistemleri test edilemez. Çünkü orada cihazda belli filtrelerden geçmiş sularla çalışıyor. O filtreleri temiz tutmanız lazım ki ömrü uzun olsun. Onun için şebeke suyuyla testin yapılması gerekiyor. Kabadayılar bu aşamada hattan akan kirli suyun resmini paylaşarak sözlerine devam etti ve şöyle konuştu: 30 Haziran’da Sağlık Müdürlüğü abonelik başvurusunda bulunuyor. Ben elimdeki belgelerle açıklıyorum. DESKİ; 5 ay sonra Çevre Şehircilik Bakanlığı’na görüş soruyor. 12 Kasım’da sordukları görüşe bakanlık 1 hafta sonra cevapveriyor. Bağlayabilirsiniz diyor. Aradan bir ay geçiyor bir şey yapılmıyor. 22 Aralık’ta Sağlık Müdürlüğü tekrar başvuruda bulunuyor. 24 Aralık’ta abone numarası veriliyor. Ama su ne zaman bağlanıyor biliyor musunuz? Nihat Bakan 27 Aralık’ta Kale’de açıklamayı yapıyor o gün akşam saat 10.00’da şantiye şefi aranıyor; ‘yarın suyu açacağız orada bulunun’ deniyor. 28 Aralık’ta şebeke suyu açılıyor. Sonuç itibariyle şu anda geldiğimiz noktada hastanenin temizlik süreci bitmek üzere. Bir yandan da malzemeler de yerleştiriliyor test ediliyor. Şu anda anjiyo ünitesi kuruldu test aşamasında. İnşallah en kısa sürede hemşehrilerimize hizmetini sunacak. Burada 6 aylık gecikme söz konusu, sanırım bürokratik işlerle ilgili. Sadece kamuoyunu bilgilendirmek istiyorum. İnşaat şantiye suyu ile hastanenin hiçbir testi yapılamaz. Herhangi bir inşaat değil bu. İKİSİ BEŞLİ: DE AYNI SU Konuyu kapatmak istediğini söyleyen Çavuşoğlu, Kabadayılar’ın sözlerini üzerine DESKİ Genel Müdürü Egemen Beşli’den meclis üyelerini bilgilendirmesini isteyerek; “Şantiye suyu ile diğer su ayrı borulardan mı geliyor” diye sordu. Beşli ise; “Şantiye abonesini inşaat aşamasında abonelik kısmına veriyoruz. Hat yoksa oraya şebekeden veriliyor ancak inşaatın kapasitesine göre şebekenin hattı binanın parsel cephesine göre bağlanıyor. Şantiye de ise inşaatın en yakın yerden veriliyor. İkisi de aynı su. Hastane testi ile ilgili firmanın başvurusu olmadı. 30 Haziran’daki başvurudan sonra biz yazı yazdık. Firmanın başvuru yapması lazım diye ancak bize başvuru olmadı. Belki basınçla ilgili tereddütleri olmuştur, onunla ilgili başvuru da olmadı” diye konuştu. Beşli soru üzerine son başvuruda yineinşaat aboneliği verdiklerini kaydetti. “BUNU SİZ İSTEDİNİZ” Beşli’nin ardından “Bunu siz istediniz” diyerek sözlerine başlayan Başkan Çavuşoğlu, kirli suyun şantiyeden kaynaklı olamayacağını, yürütülen çalışmalar sırasında zaman zaman hatta toprak karıştığını ifade etti. Çavuşoğlu şöyle konuştu:Su bağlamanın ritüeli var. Gidersin müracaat edersin, parasını götürür yatırırsınız 15 dakikada suyunuzu bağlarlar.Bir icat çıkarmışlar. Biz burada kaygılandık. Kamu kaynağını koruyalım diye... Kamu kurumuna bağlayalım diye. Kamu ile iş yapan firmalar gelmişler abonelik bedelini ödemişler. Bu arkadaş 3 küsur milyon liralık parayı ödememek için çabalamış. Biz aboneliği de Sağlık Müdürlüğü adına bağlamadık. Biz Sağlık Müdürlüğü’ne falan su bağlamadık. Biz firmaya bağladık. Biz onunun tahakkunu atacağız zaten. Abonelik alacak olsa Sağlık Müdürlüğü başvurur biz hemen bağlarız. Firmaya verdik, niye parasız verelim. Tahakkukunu da çıkaracağız. VİCDANIM SIZLIYOR CHP Grup Başkanvekili Osman Bartal da sözlerek isteseler de aboneliği Sağlık Müdürlüğü’ne veremeyeceklerini, çünkü yapının kesin kabulü yapılmış bir bina olmadığını ifade ederek; “Kesin kabulü, geçici kabulü yapılıp da Sağlık Müdürlüğü’ne yada bakanlığa geçmiş bir bina değil. Sağlık Müdürlüğünün alması için binanın iskanını alması lazım. İsteseniz de veremezsiniz” dedi. Çavuşoğlu bunun üzerine; “Allahından kork. Firmaya bedavaya abonelik verdirdiler bana. Vicdanım sızlıyor. Bu adam o inşaatı bedava mı yapıyor. Memleketin parasıyla yapıyor. Yetimin parası var, garibin parası var. Bu adam su aboneliği alacaksa benim paramı ödemek zorunda. Benim derken her vatandaşın gittiği ödediği gibi her kamu kurumunda iş yapan her firmanın ödediği gibi ödemek zorunda” ifadelerini kullandı.

Devam