Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
8 Nisan 2026 Çarşamba

Gündem Haberleri

8 Nisan 2026

Dso Başkanı Kasapoğlu Sanayisizleşme Tehlikesine Karşı Uyardı

Denizli Sanayi Odası (DSO) Nisan ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Selim Kasapoğlu, sanayinin milli gelir içindeki payının gerilemesine ve istihdam kayıplarına dikkat çekerek "sanayisizleşme" tehlikesine karşı uyarıda bulunurken; toplantıya katılan Nihat Zeybekci, 2026 yılı itibarıyla finansmana erişimde rahatlama ve ekonomide dengelenme beklediklerini söyledi. Denizli Sanayi Odasının (DSO) Nisan ayı olağan toplantısı DSO Hizmet Binası Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu’nun başkanlık ettiği, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun açılış konuşmasını yaptığı toplantıya önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci katıldı. Meclis toplantısında 17 meslek komitesini temsil eden sanayiciler, sektörlerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini Zeybekci ile paylaştı. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına "Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz" diyerek başladı. Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek "Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir" dedi. "Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor" Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor" dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, şöyle devam etti: "Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz. Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor." Büyüme var ama sanayi zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak, konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: "İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım yüzde 8,8 daralıyor, sanayi yüzde 2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda yüzde 26’lardan yüzde 18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder." Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi. Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. "Made in Europe Sanayi Hızlandırma Yasası Denizli için fırsatlar sunabilir" Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti. Kasapoğlu "Made in Europe" Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısının Denizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyle ifade etti: "Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından muhtemel etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz." "Yeni başarı hikâyeleri yazmak zorundayız" Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, "Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki gözlemi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli hamlelerimiz var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz" dedi. "Denizli güçlü üretim altyapısıyla öne çıkıyor" Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. "Birlikte hareket etmek zorundayız" Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.

8 Nisan 2026

Denizli Osb Başkan Adayı Yaymanoğlu; "Türkiye’ye Örnek Bir Organize Sanayi Bölgesi Olacağız"

DENİZLİ OSB BAŞKAN ADAYI YAYMANOĞLU; "TÜRKİYE’YE ÖRNEK BİR ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ OLACAĞIZ" Denizli OSB Başkan Adayı Selim Yaymanoğlu; organize sanayi bölgesini üretim ve teknoloji üssü haline getireceklerini belirterek; "Türkiye’ye örnek bir organize sanayi bölgesi olacağız" dedi. Denizli Organize Sanayi Bölgesi yeni yönetimini belirliyor. Seçimli olağan genel kurulda mevcut Başkan Derya Baltalı ile Başkan Vekili Selim Yaymanoğlu yarışıyor. Centilmence bir seçim sürecini geride bıraktıklarını belirten Denizli Organize Sanayi Bölgesi Başkan Adayı Selim Yaymanoğlu, ‘’Denizli Organize Sanayi Bölgesi, yalnızca üretimin yapıldığı bir bölge değil, emeğin, alın terinin, girişimciliğin ve vizyonun buluştuğu bir merkezdir. Denizli Organize Sanayi Bölgesi, sadece şehrimizin değil, Türkiye’nin gözbebeği bir üretim merkezidir. Hedefimiz; Denizli OSB’yi sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir üretim ve teknoloji üssü haline getirmektir. Bu hedef doğrultusunda; sanayicimizin üretim maliyetlerini düşüren, rekabet gücünü artıran çözümler geliştireceğiz. Dijitalleşme ve teknolojik dönüşümü hızlandırarak fabrikalarımızı geleceğin üretim sistemleriyle buluşturacağız. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir sanayi anlayışıyla Denizli OSB’yi çevre dostu üretimin öncüsü haline getireceğiz. Genç girişimcileri ve nitelikli insan kaynağını sanayimizle daha güçlü şekilde buluşturacağız. Üniversite–sanayi iş birliğini büyüterek inovasyonu Denizli’nin üretim kültürünün ayrılmaz bir parçası yapacağız’’ dedi. ‘’Denizli’nin gücü sanayicisidir. Denizli’nin gücü birliktir. Denizli’nin gücü üretimdir. Bunu da birlikte başaracağız’’ diyen Başkan Adayı Yaymanoğlu, Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili büyük projelerinin olduğunu ve en kısa sürede hayata geçireceklerinin müjdesini verdi.

7 Nisan 2026

Denizli’de Ormanlık Alanda Şüpheli Ölüm

Edinilen bilgilere göre, 35 yaşındaki Gökhan T.nin ormanlık alanda siyanür içerek yaşamına son verdiği iddia edildi. Bölgede dolaşan vatandaşların yerde hareketsiz yatan bir kişiyi fark etmesi üzerine durum polis ve sağlık ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, 35 yaşındaki Gökhan T.’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekiplerinin yaptığı incelemede, hayatını kaybeden kişinin Gökhan T. olduğu tespit edildi. Ayrıca, gencin cansız bedeninin yanında siyanür maddesi bulunduğu öğrenildi. Gökhan T.nin neden intihar ettiği henüz belirlenemezken, polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.

7 Nisan 2026

“Bizim Yargılanmaktan Korkumuz Olmaz”

Çifte standarttan şikâyet eden Çavuşoğlu; “Bizim yargılanmaktan falan korkumuz olmaz. Varsa suçu da hesap da versin ama baştan mahkûm edilmesi mantığına karşıyız” yanıtını verdi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İncilipınar’daki Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yerel ve genel siyasetle ilgili açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaklaşık 7-8 büyükşehir ile birçok il ve ilçe belediye başkanının cezaevine girmesi ve CHP’li belediyelere yönelik bu operasyonların kendisi ve ekibinin çalışma motivasyonunu ne derece etkilediği, tedirgin edip etmediği sorusuna çarpıcı yanıtlar verdi. AHLAKSIZ ÇIKTI Bu belediye başkanlarının hepsini tanıdığını ifade eden Çavuşoğlu, “Bir tanesi ahlaksız çıktı gerçi de yapacak da bir şey yok. Adam uçkuruna sahip çıkamamış, ne yapıyım yani. Biz onu gördüğümüzde öyle olduğunu düşünmemiştik ama sonra gördük, parti de disipline verdi, ihraç edeceğiz yani. Öbür kısımlarla ilgili bilmem ama en azından ahlaki zafiyetle ilgili çeksin cezasını ben bilmem ama diğerleriyle ilgili süreci hep beraber takip ediyoruz” diye konuştu. YARGILANMAKTAN KORKUMUZ OLMAZ “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlunu gözaltına aldılar, sonra da dediler ki anam anam bir akacak ki lağım vıyvıyvıyvıy” diyen Çavuşoğlu, “O günden beri çağrı yapıyoruz gelin bunu televizyonda yayınlayın herkes görsün. Bugüne kadar 4 tane etkin pişmanlıktan yararlanan iftiracı ifadelerini geri çekti. Normalde bir şey olsa yandaş basın deyip çarşaf çarşaf yayınlayacaklardan bir tek bir şey yayınlayamıyorlar. Bütün hepsiyle ilgili… Bursadaki yaşadığımız da aynı dram, diğerleri de aynı dram, Adanadaki de aynı dram, hepsi aynı dramı yaşıyor. Bize geldiğinde şundan da bir sıkıntımız da yok bak özellikle de altını çiziyoruz, vallaha da yargılanalım billaha da yargılanalım, bizim yargılanmaktan falan korkumuz olmaz, varsa suçu da hesap da versin. Ama baştan mahkûm edilmesi mantığına karşıyız. Baştan mahkûm ediyoruz.” diye konuştu. YALIM YERİNE ÇAVUŞOĞLU YAZILMIŞ Biz gazetenin Uşak Belediye Başkanını yazacağına kendisini yazdığına işaret eden Çavuşoğlu, şunları söyledi: Başkasını yazacağına beni yazmış. Adamlar o kadar uyduruk haber yapıyor ki biri okusa anam ne sapıklığım kalmış ne doncuğum ne boncuğum kalmış.  Yani yandaş basın bunu düşünüyor da emin olun biz yargılanmaktan kaçmıyoruz. Ben de yargılanırım. Ha motivasyonum bozuluyor mu? Vallaha bozmuyor, iki fazla çalışıyorum. Çünkü niye; bunlardan kurtulmamız lazım, yani bu sistemin değişmesi lazım. Tüm samimiyetimle söylüyorum şimdi Mustafa Bozbeyin bütün mallarını el koyuyorsun, Ekrem İmamoğlunun bütün mallarını el koyuyorsun. Mustafa Bozbey, mimar mühendis olarak yıllarca ticaret yapmış, inşaat yapmış firmanın sahibi. Ekrem İmamoğlunun bütün ailesi bunları yapmış sen bir gece zaten bütün malını el koyarsan Denizli’dekilere selam söyleyin kimsede mal kalmaz, kimsenin malının garantisi olmaz. Böyle bir sistem olur mu? Adamın rüşvetten aktarılan bir para olduğunu ispatlarsın, o paradan sonra ari olarak gayrimenkulde artış var mı onları alırsın elinden. Şimdi ben belediye başkanıyım, benim iyi kötü şirketim var işim var yıllardır kazancım, hesaba bir hikaye yaz al götür beni. BENİ GÖTÜREBİLİRLER ZOR BİR ŞEY DEĞİL Götürebilirler de bu arada, çok zor bir şey de değil. Anan adı baban adı, derdimi anlatıncaya kadar Kocabaş’ta bir senem geçer. Ha korkar mıyız, niye korkalım. Biz bu şehre hizmet yolculuğuna çıkmışız. Bu memleketin o güzel bayrağının altında yaşanabilmesi için hayatını harcayan milyonların eserleriyiz biz, onların çocuklarıyız, onların torunlarıyız biz, onlar gözlerini kırpmadan ölüme gitmişler, biz de gözümüzü kırpmadan Kocabaş’a gideriz, sıkıntı olmaz bizim açımızdan. HATAMIZ VARSA HESAP VERİRİZ Yargılanabileceklerini, hataları varsa hesap verebileceklerini vurgulayan Çavuşoğlu şöyle devam etti: “Bunun sonucunda kusurumuz varsa, suçumuz varsa da hapiste yatarız ama baştan mahkum etmekle ya da böyle bir düzenin içerisine girmekle doğru bir yere gitmeyiz. Umurumuzda değil bütün arkadaşlar çalışıyor. Ama ne yapıyoruz kılı 40 yarıyorlarmış biz de kılı 40 bin yarıyoruz yani. Eskiden kırkla kurtuluyorlarmış biz şimdi kılı 40 bin yarıyoruz. Ben anamdan belediye başkanı doğmadım, benim bütün arkadaşlarım anasından bir kamu görevlisi olarak doğmadılar. Yaptığımız işte hata da yapmış olabiliriz ama kastımızın ne olduğuna bakılmalı. Kastımız paraları torbalarda çuvallayıp, billboardları verip kendi hesabımıza mı paraları aktarmışız yoksa bir hata yapmışız da bir işlemsel hata mı bunu bakmak lazım. Boğazımızdan geçene bakmak lazım. Yani yaptığımız bir hatadan dolayı yargılanırız da ama biz şükür ki boğazımızdan hiçbir şey geçmez hatamız da yok bizim gördüğümüz kadar ama onlar yazar yani hata çok zor bir şey değil oluyor ama biz şunu söylüyoruz 300 billboardı kaybedenler hala sokakta geziyorlar, üç çuvalı ayrı ayrı bağlayıp paraları ayrı ayrı hesaplara götürenler geziyorlar. CAHİT ÖZKAN’A SESLENDİ Uşak Belediye Başkanı vasıtasıyla Bornovada 4 ay çalıştığı söylenen kişinin aldığı ücretin başkan tarafından ödendiğini dile getiren Çavuşoğlu, “Belediye başkanı çıktı dedi ki; ben bu hatayı yaptıysam parasını öderim dedi, gitti 4 aylık maaşını belediye hesabına yatırdı. Adamın donunu yıkattığı kadın nereden baz vermiş baksınlar. Aynı onuru göstersinler. Onları davet ettim, kaç toplantıda davet ediyorum. Cahit Özkanı tekrar davet ediyorum, bak bizimki en azından bir hata yapmış onuruyla çıktı diyor ki parasını vereceğim. Sen yıllarca çalıştırmışın aynı onuru sen de göster. Yarın iktidar değiştiğinde o HTS kayıtları geldiğinde beraber dağ bayır köy çayır gezdiğiniz yer… ama onlara masum. Ne diyor içişleri bakanı? 500 AKPli belediye hakkında soruşturma var. Sonuç? Bir tane elinde kelepçeli adam yok. Daha bizimki soruşturma başlamadan sülalece hep beraber içeri atıyorlar. Şimdi Bornova Belediyesi hakkında soruşturma yürütecekler, soruşturmaya başlamışlar, bu 4 aylık maaştan. Adam evinde yıkatmış donunu, 48 ay maaş vermiş, 50 ay maaş vermiş, 60 ay, üstüne de memur yapmış. Nerede savcı mekanizması, böyle bir şey olmaz. Kamuoyunda karşılığı sıfır artık bu işlerin, insanlar itibar göstermiyor. İnanmıyor insanlar. İnandıramazsınız çünkü çifte standart uygularsanız; adalet a partiliyle b partiliyle c partiliyle ayrı giderse insanları inandıramazsınız” diye konuştu. Çavuşoğlu gazetecilere hitaben gülümseyerek; “Az sonra beni zorla götürteceksiniz. Veriyorsunuz gazı, veriyorsunuz gazı…” ifadelerini kullandı.

7 Nisan 2026

Kocaçukur’da Artık Emin Ellerde

T.C. Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur’unvizyonuyla, Kocaçukur Tesisleri’nde büyük değişim başladı. “Daha temiz, daha estetik ve daha modern” bir Kocaçukur için kollar sıvandı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Pamukkale Travertenleri’nin hemen eteğinde yer alan ve bölge turizminin kalbi sayılan Kocaçukur Tesisleri, Pamukkale Belediyesi’nin sorumluluğunda yepyeni bir kimliğe bürünüyor. Tesisin belediye bünyesine geçişiyle birlikte başlatılan kapsamlı değişim ve modernizasyon çalışmaları, Kocaçukur’u dünya standartlarında bir cazibe merkezi yapma hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. BAŞKAN ERTEMUR: “PAMUKKALE’NİN VİZYONUNU HAYATA GEÇİRİYORUZ” Kocaçukur’un Pamukkale için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, yürütülen çalışmaların sadece bir yenileme değil, bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. “Hazır olun, bu kez çok farklı” sloganıyla Kocaçukur’da değişimin startını veren Başkan Ertemur, “Kocaçukur, Pamukkale’mizin dünyaya açılan en önemli pencerelerinden biridir. Bu değerli alanın sorumluluğunu üstlenmiş olmanın bilinciyle hareket ediyoruz. Amacımız; burayı misafirlerimizin kendilerini ayrıcalıklı hissedeceği, Pamukkale’nin görkemine yakışır bir noktaya taşımaktır. Kocaçukur artık emin ellerde ve hak ettiği değeri görmeye başladı” dedi. ADIM ADIM DEĞİŞİM: HER NOKTAYA TİTİZ DOKUNUŞ Pamukkale Belediyesi ekiplerinin sahaya inmesiyle birlikte Kocaçukur’da, temizlikten peyzaja, yapısal yenilemelerden estetik dokunuşlara kadar her detay titizlikle elden geçiriliyor. Sosyal alanlar ve tesis bünyesindeki tüm yapılar, modern bir estetik anlayışıyla yeniden tasarlanıyor. Peyzaj mimarisi ve çevre düzenlemeleriyle bölgeye ferah ve şık bir görünüm kazandırılıyor. Yerli ve yabancı turistlerin konforunu merkeze alan bir konseptleKocaçukur, bölgenin “ilk durağı” olma kimliğini güçlendiriyor. DAHA ÖNCE GÖRDÜKLERİNİZİ UNUTUN! Kocaçukur artık eski görüntüsünden uzak, modern ve prestijli bir çehreyle misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. “Daha temiz, daha estetik ve daha iddialı” bir enerjiyle kapılarını açacak olan tesis, hem Denizlililerin hem de dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin yeni favorisi olacak. Pamukkale’de geri sayım başladı. Kocaçukur, çok yakında yepyeni yüzüyle ve Pamukkale Belediyesi güvencesiyle karşınızda olacak.

Devam