Dolandırıcılık yöntemleri her geçen gün farklı bir şekle bürünürken, gündeme gelen Mizan Operasyonu, bu kez vergi sistemi üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemlerle dikkat çekti.
Kamuoyunda son dönemde kimisi borsa işlemleriyle, kimisi yatırım fonlarıyla, kimisi sahte yatırım vaatleriyle, kimisi ise dijital teknolojiler ve yapay zekâ kullanılarak gerçekleştirildiği öne sürülen yöntemlerle gündeme gelen dolandırıcılık dosyalarına bir yenisi daha eklendi.
Bu kez iddiaların merkezinde sahte belge ve haksız vergi iadesi bulunuyor.
MİZAN OPERASYONU’NDA 155 FİRMA MERCEK ALTINDA
Yürütülen soruşturma kapsamında 155 firmanın sahte belge düzenleyerek usulsüz işlem yaptığı ve haksız vergi iadesi aldığı öne sürüldü.
Soruşturmaya konu işlemlerin toplam hacminin ise tam 31 milyar 300 milyon 142 bin 753 lira 34 kuruş olduğu belirlendi.
Bu rakamın soruşturmaya konu toplam işlem hacmi olduğu, doğrudan kesinleşmiş kamu zararı anlamına gelmediği özellikle belirtiliyor.
52 ŞÜPHELİ YAKALANDI, 31'İ TUTUKLANDI
“Mizan Operasyonu” kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda 52 şüpheli yakalandı.
Şüpheliler hakkında; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlamalarıyla işlem yapıldı.
Adliyeye sevk edilen 52 şüpheliden 31’i tutuklandı, 21’i hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Ayrıca 8 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Şüphelilere ait bazı malvarlığı değerleri hakkında da suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama kapsamında el koyma tedbiri uygulandığı bildirildi.
DOLANDIRICILIKTA YÖNTEMLER DEĞİŞİYOR
Bir dönem telefon dolandırıcılığı, ardından sahte internet siteleri ve sahte yatırım platformları gündeme geldi.
Son dönemde ise borsa, fon, sahte yatırım organizasyonları, sosyal medya, dijital platformlar ve yapay zekâ destekli yöntemler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen dolandırıcılık girişimleri tartışılıyor.
Mizan Operasyonu ise bu zincire farklı bir yöntem iddiasını ekledi: sahte belge üzerinden haksız vergi iadesi.
Ortaya çıkan 31,3 milyar liralık işlem hacmi ve 155 firmanın soruşturma kapsamında bulunması, dolandırıcılık yöntemlerinin yalnızca vatandaşları değil, kamu mali sistemini hedef aldığı iddialarını da gündeme taşıdı.
KİMİ FONDA, KİMİ BORSADA, KİMİ SAHTE BELGEDE…
Tablo giderek daha karmaşık hale geliyor.
Kimi fon mağduriyetiyle, kimi borsa işlemleriyle, kimi sahte yatırım vaadiyle, kimi yapay zekâyla, kimi ise sahte belge iddiasıyla gündeme geliyor.
Dolandırıcılık yöntemleri değişiyor, kullanılan araçlar çeşitleniyor.
Mizan Operasyonu da bunun son örneklerinden biri olarak soruşturma dosyalarındaki yerini aldı.
Ve akıllardaki soru aynı:
Dolandırıcılık yöntemleri bu kadar hızlı değişirken, “memleket dolandırıcılık memleketine mi dönüyor?”