19 Ekim 2020 Pazartesi
Gündem

DENİZLİ’DE TARİH GÜN YÜZÜNE ÇIKMAYI BEKLİYOR

Bir Şehrin Çığlığı! Denizli’de Tarih Gün Yüzünü Çıkmayı Bekliyor

Habibe YOLCULAR
28 Ağustos 2020 - 11:58
haber resim

Denizli’nin 19 İlçesinde mutlaka bir antik kent, tapınak veya höyük mevcut. Hatta Milittan önce 7500 yılından Osmanlı Dönemine kadar kalıntılar ve emareler bulmak mümkün. Tek bir eksik var “Müze” Denizli sınırları içerisinde en çok bilinen ve ziyaret edilen noktalar, Pamukkale, Karahayıt, Laodikya, Tripolis, Hierapolis. Son olarak ise Çal İlçesinde bulunan ve Baklan Ovası ile Batı Anadolu’nun tarihini değiştirecek olan keşif “Ekşi Höyük” Bunun yanı sıra Çivril İlçesinde bulunan Beycesultan Höyüğü. Tabea, Apollon Lairenos, Colossea, Eumania, Heraklia Salbace, Dionysopolis, Sebastopolis, Trapezapolis, Attuda, Apollonia Salbace, Attyochorium, Lounda, Motello, Aetos, Mossyna, Sala Antik Kentleri tam anlamıyla yüzeye çıkmayı bekliyor.  Kazı çalışmaları devam ediyor.

Son olarak Serinhisar İlçesinde yol üzerinde bulunan tarihi bir yapı.

Denizli sınırları içerisinde adeta nereye el atılsa bir tarih gün yüzünü çıkmayı bekliyor. Yol kenarlarında bulunan Han ve Kervansaraylar ise ayrı. Bunun yanı sıra kültürel değerlerde cabası.

Hatta ve Hatta Bağbaşı, Zeytinköy ve Kervansaray Mahallesinin altında bulunan tarihi yapı ve mezarlar. İnşaat ve yol çalışması esnasında bile ortaya çıkan tarih.

Her biri bulunduğunda geçmişle ilgili bilinmeyen bir gizem aydınlanırken bu kazılarda bulunan paha biçilmez eserler maalesef sergilenemiyor. Denizli Müze Müdürlüğü bu konuda çok hassas davransa da eli ayağı bağlı kalıyor. Denizli sınırları içerisinde yaşayan 1 Milyondan fazla insan bu tarihi ve tarihi yapılardan habersiz. Denizlililer yolları olmayan mesafe olarak uzak olan noktalara gitmekte zorlanıyor. Bu sebeple en çok ziyaret edilen noktalar Pamukkale, Karahayıt, Laodikya, Tripolis, Hierapolis Antik Kentleri oluyor. Peki ya buradan çıkan tarihi eserler? Maalesef ortaya çıkan bir çok önemli eseri göremiyorlar. Çünkü Denizli’de tek bir müze var ve o da Pamukkale’de. Ne yazık ki, Pamukkale de bulunan müze tüm bu eserleri sergilemek için uygun değil. En önemli etken ise Pamukkale’ye giriş ücretinin yüksek olması. Bu sebep Denizlilileri kendi memleketinde turist konumuna düşürüyor. Apollon’dan Hares’e, Nikopolis’ten, Üç güzellere, Maxmilla’dan Kader Tanrıçası Tykhe’ye bir çok mitolojik, milattan önce ve sonrasına ait nefes kesen önemli kalıntıları Denizlililer göremiyor. Daha gün yüzüne çıkmamış bir çok eser yer olmadığı için depolarda tutuluyor, sergilenemiyor. Bulunan her bir eserin tarihi ve hikayesi bile insanlık tarihinin nereden nereye geldiğini ortaya koyuyor.

Örneğin Çal ilçesinde yapılan son keşif ile belki de tarihin ilk çiftçilerinin kalıntıları ve onların kullandığı metaryal ile dini ritüelleri sadece Türkiye’nin değil belki de Avrupa’nın bilinen tarihini alt üst edecek düzeyde. Batı Anadolu içerisinde Menderes Havzası etrafında şimdiye kadar tahmin bile edilemeyen bu keşif  ile Batı Anadolu tarihi sil baştan yazılabilir. Tüm bu eserleri tarihi ve mitolojik hikayeleri ile birlikte Denizlililerin görmesi, tanıması ve gezmesi için merkezde büyük bir müzeye ihtiyaç olduğu ortada. Değer üzerine değer kazanan şehrin ve kent insanının yaşadığı toprak üzerinde hangi uygarlıkların yaşadığı ve hangi sebeple yok olduklarını bilmeleri önemli değil mi? Bulunan ve ortaya çıkarılan tarihi eserlerin depolarda tutulması yerine sergilenmesi bu şehir turizmi için önemli değil mi? Bu sayede Denizli Merkezinde bulunan tarihi Kaleiçi Esnafı olmak üzere tüm esnafların yüzleri gülmez mi? Denizli’ye gelen yerli ve yabancı turistlerin Denizli Merkezinde gezerek Denizli Kültürünü yansıtan ürünleri alması bu şekilde gerçekleşemez mi? Şimdi sesleniyoruz. Tüm Denizli Medyasından, Kamu Kurum ve Kuruluşlardan, Denizli’nin önemli ve değerli iş insanlarından ve STK’lardan destek bekliyoruz ve soruyoruz? Denizli Merkezine bir Müze yapacak babayiğit yok mu?

DENİZLİ’DE  TARİH  GÜN YÜZÜNE  ÇIKMAYI BEKLİYOR
En İlgi Çeken Haberler