Edinilen bilgilere göre olayda, bir panelvan araç virajı alamayarak kaldırıma çıktı. Kazanın ardından bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin kontrol ve tedavi talebini kabul etmeyen sürücü, ambulansın olay yerinden ayrılmasını da engellemeye çalıştı. Ambulansın kapısına yaslanarak sağlık ekiplerinin gitmesine izin vermeyen sürücü, bir süre direndi.
“YAPAMAZSINIZ” DEDİ, CEZA MAKBUZU KESİLDİ
Olay yerine gelen trafik ekipleri sürücüye alkol testi yapmak istedi. Ancak sürücü, alkolmetreyi üflemeyi reddetti ve polislere “Yapamazsınız” şeklinde karşılık verdi.
Yapılan kontrollerde sürücünün ehliyetine daha önce alkollü araç kullanması nedeniyle el konulduğu belirlendi. Alkol testini reddetmesi ve ehliyeti geri alınmış olmasına rağmen araç kullanması nedeniyle sürücüye, ilgili trafik maddeleri kapsamında 350 bin TL idari para cezası uygulandı.
ARAÇ DA EKSİKLERLE YAKALANDI
Kontroller bununla da sınırlı kalmadı. Panelvan aracın muayenesinin bulunmadığı ve zorunlu trafik sigortasının olmadığı tespit edildi.
Kazaya karışan araç çekici yardımıyla olay yerinden kaldırılarak otoparka götürüldü.
DİREKSİYONDA “BANA BİR ŞEY OLMAZ” DEMEDEN ÖNCE…
Yaşanan olay, alkollü araç kullanmanın ve ehliyeti geri alınmışken yeniden direksiyon başına geçmenin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gündeme getirdi.
Bir anlık cesaretin, bir virajın ya da “bana bir şey olmaz” düşüncesinin bedeli yalnızca para cezası olmayabilir. Alkollü araç kullanmak, sürücünün kendi hayatını olduğu kadar trafikteki diğer insanların hayatını da riske atıyor.
Bu olayda 350 bin TL’lik ceza belki de en ağır derslerden biri oldu. Ancak asıl ders, kazanın daha büyük bir faciaya dönüşmemiş olması.
Direksiyon başına geçmeden önce düşünmek, pişman olduktan sonra düşünmekten çok daha ucuz.