Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
5 Temmuz 2026 Pazar
Gündem

DENİZLİ BAROSU’NDAN SERT TEPKİ: “TUTUKLAMA PEŞİN CEZALANDIRMAYA DÖNÜŞÜYOR”.

Denizli Barosu’ndan Sert Tepki: “Tutuklama Peşin Cezalandırmaya Dönüşüyor”.

Yazar: Mehmet BARUNDUK

Haber Giriş Tarihi: 05.07.2026 - 16:12

Haber Güncelleme Tarihi: 05.07.2026 - 16:12
haber resim

Denizli Barosu, komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, tutuklamanın istisna olmaktan çıkarılarak peşin cezalandırma aracına dönüştüğü riskini gündeme getirdi

Komedyen Deniz Göktaş’ın yaptığı bir gösteriden sonra ‘cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkın kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamalarıyla tutuklanmasının ardından, olaya ilişkin Denizli Barosu’ndan değerlendirme geldi.

Baronun sosyal medya platformlarında yer alan değerlendirmede; tutuklamanın istisna olmaktan çıkarılarak fiili bir peşin cezalandırma aracına dönüşmesi riski oluştuğu ifade edildi.

Tutuklama tedbirinin değerlendirildiği açıklamada; “Denizli Barosu olarak bir kez daha vurguluyoruz ki; hukuk devleti, yalnızca suçların soruşturulmasını değil, soruşturma sürecinde temel hak ve özgürlüklerin de en güçlü şekilde korunmasını zorunlu kılar. Ceza yargılamasının amacı, maddi gerçeğe adil yargılanma ilkesi çerçevesinde ulaşmaktır. Bu nedenle koruma tedbirleri, cezalandırmanın değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesinin araçlarıdır” denildi.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ MUTLAK DEĞİLDİR AMA…

Açıklamanın devamında; “İfade özgürlüğü; yalnızca toplumun benimsediği, rahatsızlık yaratmayan veya çoğunluk tarafından kabul gören düşünceler için değil; sarsıcı, sert, rahatsız edici ve tartışmalı ifadeler için de geçerlidir. Demokratik toplumların ayırt edici özelliği, tam da bu tür ifadelerin hukukun güvencesi altında bulunmasıdır. Mizah ve hiciv ise tarih boyunca toplumsal eleştirinin en önemli ifade biçimlerinden biri olmuş; değerlendirilirken kullanılan ifadelerin bağlamı, anlatım tekniği, gösterinin bütünü ve sanatsal niteliği birlikte ele alınmıştır.

Hiç kuşkusuz ifade özgürlüğü mutlak değildir. Hukuken korunan değerlere yönelik saldırılar yargısal denetime konu olabilir. Ancak bir ceza soruşturmasının yürütülmesi ile kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran tutuklama tedbirinin uygulanması aynı hukuki değerlendirme kapsamında ele alınamaz.

Tutuklama, ceza muhakemesinin en ağır koruma tedbiridir ve ancak son çare olarak başvurulabilecek istisnai bir tedbirdir. Kanunun aradığı kuvvetli suç şüphesinin yanında; kaçma tehlikesi, delilleri yok etme veya değiştirme ihtimali ya da tanıklar üzerinde baskı kurulması gibi somut olguların varlığı ortaya konulmadıkça kişi hürriyetinin sınırlandırılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz” denildi.


Abone Ol
En İlgi Çeken Haberler